İtalyan futbolcu Marco Materazzi, 2006 Dünya Kupası final maçı sırasında, Fransa'nın ünlü futbolcusu Zinedine Zidane'ın kendisine kafa atması sonucu yere düşüyor. 9 Temmuz 2006. REUTERS ve daha bir çok fotoğraflar :






Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Klip arkası
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Sevgilisi olmayanlar için yeni bir erkekle tanışmak cesaret, hedefe kilitlenmek ve çoğu zaman da başaracağına inanmaktan geçiyor.
İş çıkışları bir yerlere takılıp en seksi halinizle etrafta
salınabiliyorsunuz. Ama bir sevgiliniz yok! Aşık olmak ve aşktan
havalara uçarak yazı geçirmek istiyorsanız, yeni bir sevgili bulmanız
için size harika bir kılavuz hazırladık.
* Her şeyden önce bir
sevgilinizin olması hedefiyle çıktığınız bu yolda kendinize bir tarih
koyun ve aşağıdaki maddeleri dikkatle okuyun. Bazı aşamaları
atlayabilirsiniz, önemli olan hedefinizden sapmamak. Yeni bir erkekle
tanışmanın akıllı bir strateji ile hiç de zor olmadığını göreceksiniz.
Şunu unutmayın erkekleri cezbedecek ne kadar çok taktik uygularsanız,
aşk yolunda o kadar fazla yol alırsınız.
* "Bir sevgili
istiyorum" diyerek işe başlayın. Ne istediğinizi bilmek size çok şey
kazandırır. Yolun sonunu görmek sizi motive eder.
* Nasıl bir
sevgili istediğinizi karar verin. Sevgili bulma yolunda karşınıza çıkan
ama size uymayan erkeklere takılıp kalmak zaman kaybından başka bir şey
değildir.
* Eski sevgililerinizi düşünün. Aklınızda kalan biri
varsa ve dönüp dolaşıp onu hayal ediyorsanız en iyisi onu unutmak. Yeni
bir aşka yelken açmak için kalbinizin boş olması en iyisi.
*
"Kaybedecek hiçbir şeyim yok" gibi bir mantra geliştirin. Çevrenizdeki
herkese, tüm arkadaşlarınıza "Artık birileriyle tanışmak istiyorum.
* Çevrenizde bana uygun olacağını düşündüğünüz bekar erkekler varsa, hemen tanıştırmanızı istiyorum" deyin.
*
Hedefe kilitlenin. Bu yolda yolunuza çıkan çeşitli zorlukları kolayca
aşmak için çaba harcayın. Bu sizi bir erkek mıknatısı yapar.
*
Görünümünüzü mükemmelleştirin. Başınızı hafifçe aşağıya, yana eğin ve
biraz seksi biraz utangaç bakarak gülümseyin. Bu poz erkekleri
cesaretlendirecektir.
* Gardırobunuzu yenileyin. İçinde
kendinizi iyi hissedeceğiniz yeni kıyafetler alın. Kendini iyi hisseden
bir insan çevresine de bu enerjiyi verir.
* İki arkadaşınızı
alarak bir bara gidin. Hoşunuza giden birini gördüğünüzde,
arkadaşlarınızın yanından uzaklaşın ve mekanı taramaya başlayın.
Bakışlarınız hedefini bulduğunda, onu 'bakışlarınızla' vurun. Bu ona
cesaret verecek ve sizi tavlaması için fırsat yaratacaktır.
* Beden dilinizi daha iyi kullanmak için bir tiyatro ya da beden
dili kursuna yazılın ve öğrendiklerinizi hemen uygulamaya başlayın.
*
Baştan çıkarıcı bir beden dili konusunda ustalaştığınıza göre, ağınızı
genişletin ve hoşunuza giden her hoş erkeğe aynı şekilde 'göz atın.'
*
Kickbox veya ağırlık egzersizleri içeren bir kursa yazılın. Ders
saatinden biraz daha erken oraya giderek, hoşunuza giden kişiyle
konuşma fırsatı yakalayın.
* Mezuniyet törenleri, bir
arkadaşınızın nişanı ya da annenizin arkadaşının oğlunun doğum günü
partisi hiç fark etmez, her türlü davete açık olun. Özellikle bekar
erkeklerin çok olduğu aktiviteleri kaçırmamalısınız.
* Masanızın
başında oturarak birini bulamazsınız. Bu yüzden öğle yemeklerinizi
ofiste yemek yerine kalabalık mekanlara gidin. Bir kafede ya da bankta
hoşunuza giden birisini gördüğünüzde, yanına oturun ve gözlerinizle
temas kurun.
* Erkek nüfusunun kadınlara göre fazla olduğu spor
aktivitelerine katılın. Spor yapmak size göre değilse ilgi alanlarınız
arasında en fazla erkekle karşılaşabileceğiniz kurslara yazılın.
*
Msn ya da Icq gibi web sitelerinde okul yıllarında fena halde
tutulduğunuz çocukları araştırın. Birkaç tanesine mesaj atın, okul
arkadaşlarınızı aradığınızı ve ne durumda olduklarını görmek
istediğinizi söyleyin.
* Mümkün olan her fırsatta insanlarla
sohbet edin. Asansördeki bir erkeği gözünüze kestirdiyseniz "Merhaba"
diyerek söze başlayın. "Nereye gittiğini" sorarak sohbete girişin.
*
Çöpçatanlık yapan arkadaşlarınız aracılığıyla size mesaj yazan
tanımadığınız erkeklerin mesajlarını ya da telefonlarını cevapsız
bırakmayın.
* Spor salonunda merhabalaştığınız çocuğu hatırlıyor
musunuz? Tekrar onun yanına gidin ve sanki iki eski arkadaşmışsınız
gibi "Hey, ne haber?" deyin. Araştırmalar, insanların kendilerine
tanıdık gelen kişilere daha çok sevgiyle bağlandıklarını gösteriyor.
*
Bir arkadaşınızla parka gidin ve oynayan çocukların topuna bir şut
çekin. Çektiğiniz şutun parktaki bir yakışıklıya çarpmasına dikkat
edin. Yanına gidip özür dileyin ve oyuna katılmak isteyip istemediğini
sorun. Ya da köpeğiyle dolaşmakta olan birisi varsa, yanınızda
taşıdığınız tenis topunu havaya fırlatarak, köpeğin topu size geri
getirmesini sağlayın.
* Katıldığınız bir organizasyonda hoş bir çocuk varsa ve sizde de
grup üyelerinin telefon numaraları varsa, hiç vakit kaybetmeden
beğendiğiniz çocuğu arayın ve bir dahaki organizasyonda görüşmek
istediğinizi dile getirin. Cesaretiniz yerinde mi? O zaman bir dahaki
sefere "Kısa bir yürüyüşe çıkmaya ya da bir kahve içmeye ne dersin?"
diye sorun.
Hafta içinde gece vakti bir bara uğrayın. Bazen
hafta sonu kalabalığını pas geçmek, erkeklerle bağlantı kurma konusunda
size daha fazla şans sunar. Hafta içi bara uğrayan biri tıpkı sizin
gibi düşünüyor olabilir.
* Internete girin ve eski
bağlantılarınızdan herhangi bir şey var mı diye bakın. Eğer varsa,
aradaki geçen zamanı telafi etmek için buluşmayı önerin.
*
Nerede olursanız olun, erkeklerle konuşma konusunda hazırlıklı olun.
Fırsat bulduğunuz anda konuya girin. Eğer Fenerbahçe'dan söz ediliyorsa
ve siz de Fenerli'yseniz, "Kusura bakmayın kulak misafiri oldum ama ben
de Cimbom taraftarıyım, maç hakkında ne düşünüyorsunuz?" diye sorun.
*
Bir parti organize edin ve pek çok arkadaşınızı davet edin. Her davet
ettiğiniz kişiye de yeni birisini getirmesini söyleyin. Hiçbir adayla
çıkmasanız bile, sosyal çevreniz genişleyecektir.
* İşten eve
giderken, hiç uğramadığınız bir yere gidin. Örneğin bir kafeye ve
oradakilerden biriyle sohbete başlayın. İnsanın kendi konfor alanından
çıkıp yeni bir ortamda kendini göstermesi daha kolaydır, bunu unutmayın.
*
İki gün önceki partiye gelen arkadaşlarınızı arayıp, onlara geldikleri
için teşekkür edin. Bu hareket yeni arkadaşlarınızın hepsinin sizi
telefon rehberlerine kaydetmesini sağlayacaktır. Erkeklere de size
çıkma teklif etmek için bir fırsat verecektir. İşyerinden bekar bir
arkadaşınızla küçük bir buluşma ayarlayıp ikiniz de buluşmaya birkaç
arkadaşınızla gidin.
* Markette ya da bir alışveriş merkezinde
seksi bir erkeğe kazayla çarpın. Bu kendiliğinden sohbete başlamak için
(elbette özür dilemeyi unutmayın) iyi bir fırsattır ve bu çarpışma
sırasındaki fiziksel temas daha da yakınlaşmanızı sağlar.
* Yapacak hiçbir şey bulamayıp evde oturduğunuz zaman asla ümitsizliğe kapılmayın. "Başaracağım" sözünü aklınızdan çıkarmayın.
Cesur
bir karar alın ve birinin dikkatini çekin. Restoranda masasına meyve
tabağı gönderebilir ya da barda ona bir içki ısmarlayabilirsiniz.
*
Bir erkek giyim mağazasına gidip, yakışıklı erkekleri gözünüze
kestirin. Elinize bir tişört alıp yaklaşın ve ona "Erkek kardeşimin
doğum günü yaklaşıyor, sizce bu nasıl?" diye sorun.
* Bu noktada
siz artık erkeklerle sohbet etme konusunda bir profesyonelsiniz. Bir
adım daha ileri gidin ve bir kişiye numaranızı verin ve sizi aramasını
söyleyin.
* Aynı işyerinde çalıştığınız ve sizin gibi bir erkek
arkadaş arayan arkadaşınıza elinizdeki e-posta adreslerini değiş tokuş
etmeyi teklif edin.
* Telefonunuzu verdiğiniz erkek sizi aramış ve telefonda hoş bir sohbet gerçekleştirmişseniz onu bir kahve içmeye davet edin.
*
Erkeklerle tanışma sınavını geçtiniz. Eğer bu akşam bir randevunuz
yoksa çok şaşıracağız. Çalışmanızın karşılığında kazandığınız ödülün
tadını çıkarın.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Çapkınların piri Kazanova, seks içgüdüleri ve egolarına teslim yaşayan erkeklerin rol modeli. Kimi onun gibi kibar ve büyüleyici, ya da maço ve serseri... Aslında ruhlarının ne olduğu hiç fark etmez! Çünkü hepsinin ortak hastalığı "Kazanova Kompleksi!" Bazı erkekler küçücük bir bakışla bile bir kadının başını döndürmeyi kolayca başarıverirler. Yanında oldukları kadının elini tutuşları başkadır, sözleri ile aşk büyülerinin en alasını fısıldayabilirler. Bir kadının gözlerinin içine baktıklarında dünya üzerinde başka bir kadın yokmuş hissini vermekte de hayli ustadırlar.
Oysa ona göre ertesi gün sıradaki diğer kadınlar fethedilmeyi beklemektedir. İşte Kazanova'nın kısa bir tanımı.
Nedir
onları bu kadar çekici, dayanılmaz ve aynı zamanda güvenilmez kılan?
Güvenilmez oldukça cazibe katsayılarını artıran bu erkekler aslında
"Kazanova Kompleksi" denilen psikolojik bir bozukluktan muzdaripler ve
tabii her arıza erkek gibi kadınları yörüngelerinin içine hiç
zorlanmadan çekebiliyorlar.
Baştan çıkarma senfonisi
Giacomo
Casanova, 1725-1798 yılları arasında Venedik'te yaşamış bir yazardı.
Sosyal, yetenekli, duygusal, çekici olmasının yanı sıra kendi emeğiyle
kazandığı bir serveti de vardı. Dünyayı dolaşarak hayatını yaşayan
Casanova tam bir zevk adamıydı. Belki de onu günümüzde hala çekici
kılan yanı, bütün bu özelliklerin aynı erkekte toplanmış olmasıdır.
Hayatta her şeye ilgi ve merak duyduğu gibi her kadın da onun için
keşfedilmesi gereken bir hazineydi. Günümüzle kıyaslayınca Casanova'nın
hayatındaki en şaşırtıcı nokta ne kadar çok kadınla beraber olduğu
değil, ne kadar az kadınla beraber olduğu olsa gerek. Casanova'nın
günlüklerinden öğrenildiği üzere dünyanın gelmiş geçmiş en büyük
çapkını 73 yıllık ömrüne sadece 120 kadın sıkıştırmış.
Oysa
bizim yerli Kazanovalarımız öyle mi ya! Cemiyet sayfalarından tanınan
Murat Cevahir'den, Sezai Taşkent'e; her ne kadar evlenmiş olsalar da
Mehmet Ali Erbil'den Erdal Acar'a kadar çapkınlıklarıyla bilinen bu
erkeklerin Kazanovalık'larını tartışmaya gerek bile yok. Hatta aşk
listelerindeki kadınların arasında soğuk savaş bile hala
hafızalarımızda. Deniz Akkaya ile Ayşe Hatun Önal'ın, Özlem Yıldız'la
Nefise Karatay'ın çekişmelerini kim unutabilir ki? Her hafta sonu
barlardan bir başka kadınla çıkan günümüz erkekleriyle kıyaslayınca
Casanova sütten çıkmış ak kaşık gibi kalmıyor mu sizce de?
Ünlü
Fransız sosyolog Jean Baudrillard da zaten modern çapkınların Casanova
ile karşılaştırılmaması gerektiğini söylüyor. Casanova'nın amacı hiçbir
zaman sadece birkaç saatlik bir keyif olmadı. O, ilişkiye girdiği her
kadına aşık oldu. Kadınların onun akıl ve kültür düzeyinde konuşmaları
onun merakını kabartıyordu. Nükteli ve atışmalı konuşmaları ne kadar
çekici bulduğunu her defasında söylüyordu, Casanova. Günlüğünde altını
çizdiği cümlelerden biri onun hayatının kısa bir özeti bir bakıma: "Bir
sürü kadınım oldu, eğlendi m, oynadım, küçük gördüm ve görüldüm. Aşkın
dünyadaki en büyük merak olduğunu ve merak giderildiğinde aşkın yok
olduğunu öğrendim."
Nedir bu Kazanova Kompleksi?
Araştırmacı
psikolog Peter Trachtenburg'un "Kazanova Kompleksi ve Onlara Aşık
Kadınlar" adlı kitabında yazdığı gibi Kazanova Kompleksi, bir erkeğin
içinde bir türlü dolduramadığı bir boşluktan duyduğu acıyı dindirmek
için çözümü sekste ve kadınlarda bulması. Bu boşluğun nedenini bulmak
içinse, söz konusu erkeğin geçmişinde geçirdiği travmalara gitmek
gerekli. Annesi tarafından terk edilmesi, ilk kız arkadaşının
gözlerinin önünde ölmüş olması, annenin aşırı ilgi göstermesi gibi...
Dindirilemeyen bir acıyı geçici bir süre için etkisiz hale getirmek
ise bağımlılık yarattığı için sonuçta bir kısır döngü oluşuyor. Her
yeni kadın bilinç altındaki boşluğa ve acıya çare olarak görülüyor,
sonrasında ise her seferinde hayal kırıklığı. Çünkü acıya merhem olacak
kişi aslında kadın değil, kişinin kendisi. Acıdan kaçış ise kadınları
cezbetme dürtüsüyle ortaya çıkıyor. Her fethedilen kadın, erkeğin acıya
karşı koyma gücünü ispat eden bir nesne görevi görüyor.
Kazanova
Kompleksi yaşayan erkekler farkında olmasalar da kadınları azize
(Meryem yani) ve fahişe olmak üzere ikiye ayırıyorlar. Her ilişkinin
başında iyi bir anne gibi görebilecekleri kadını arıyorlar ve
bulduklarını sanıyorlar. İlişki devam ettikçe iyi anne figürü sürekli
baskı yapan ve ceza veren anne figürüne dönüşüyor.
Onlar da çareyi, bilinç altında fahişe kategorisine soktukları kadınlarla günü birlik kaçamaklar yapmakta buluyorlar.
Yakınlık korkusu
Kazanova
Kompleksine sahip erkekler, bir ilişkinin yakınlık derecesi arttıkça,
kendilerini o kadar tehdit altında hissediyorlar. Bu yakınlık ve
samimiyetle başa çıkamayan erkek, yakınlık ve sorumluluk duymak zorunda
kalmayacağı yeni bir ilişkiye açıyor yelkenlerini. Limanda ise gözü
yaşlı ve ne olduğunu anlayamayan şaşkın kadınlar kalıyor geriye.
Trachtenburg'a
göre, geçmişte yaşadıkları travmanın içinde hapis kalmış ve sonrasında
duygusal gelişimini tamamlayamadıkları için çocuk kalmış bu erkeklerin
ortak özelliklerinden biri narsist olmaları. Trachtenburg, karşısına
çıkan vakalar sırasında gözlemlediklerinden yola çıkarak şu sonuca
varmış: Bu tip erkeklerin büyük çoğunluğunun boğucu derecede ilgili
anneleri ve son derece ilgisiz babaları olmuş, bazı durumlarda babasız
büyüyenler de söz konusu. Bu durumda çocuğun egosu ikiye bölünmüş
oluyor. İlki, çocuğun sahte karakterini temsil eden çevresine uyumlu ve
sistemin gereğini yerine getiren ve dolayısıyla anne-babanın onayladığı
ego; ikincisi ise baskı altında tuttuğu ve sakladığı gerçek egosu.
Yetişkin bir erkek olduğunda evlenip bir yuva kurması ama sürekli eşini
aldatması da bu iki egonun çarpışmasının bir sonucunda ortaya çıkıyor.
Yakınlık korkusunun nedeni de bu iki egonun su üstüne çıkma savaşından
kaynaklanıyor. Ama erkeğimiz, bir kadınla ne kadar yakın olursa,
yıllarca saklı tutup bastırdığı gerçek kişiliği yani egosu o kadar
ürkütücü bir şekilde ortaya çıkmaya başlıyor.
Kazanova erkekleri
nerede görseniz hemen tanırsınız. Kur yapmakta, romantik olmakta, bir
kadını özel ve güzel hissettirmekte üstlerine yoktur. Çünkü
Kazanova'nın istediği kadını elde etmek için yapmayacağı şey yoktur.
Hatta yeri geldiğinde kendi hayatını bile riske sokabilir. Yeter ki
amacına ulaşsın. Bu erkek kur yaptığı kadın tarafından kabul ve şefkat
görmeye bağımlı yaşar ancak bir adım ileri gitmeye her zaman korkacak
ve hassas egosunu koruma dürtüsüyle kaçacaktır.
"Kaçan balık,
büyük olur" diye boşuna dememişler. Kadınların da Kazanova'larla
saklambacı, kaçıp-kovalamacası hiç bitmeyecekmiş gibi gözüküyor. En
iyisi her saniyenin keyfini çıkarmak!
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Uzmanlar, kadınları etkilemeyi başaramayan erkekler için altın kuralları ortaya koydu. İşte 12 altın kural. Okuyun, etkileyin...
Uzmanlar, kadınları elde etmek için erkeklerin kullandıkları
kokulara dikkat etmeleri gerektiğini bildirdi ve kadınları başkan
çıkarmak için erkeklerin yapması gereken 12 öneriyi şöyle sıraladı:
*
Parfüm, deodorant ve vücut nemlendiriciniz aynı seriden olmalı.
Kadınların en çok ilgilendiği konulardan biri sizin nasıl koktuğunuzdur.
* Sabah kalkar kalkmaz hemen sigaraya sarılmayın. Bu, sizin stresli bir gece geçirdiğiniz şeklinde yorumlanabilir.
* Müzik size fazlası ile yardımcı olacağı için mutlaka bir müzik aleti kullanmayı öğrenin.
* Ulaşılmaz havanızı asla kaybetmeyin.
* Kendinizi tutmayı becerin. Her şeye atlayan bir erkek yerine ağırdan alan erkek daha etkileyicidir.
* Aşırı alkol almaktan kaçının. Yoksa olaylar sizin kontrolünüzden çıkar ya da uyur kalırsınız.
* Bir işaretle peşinden gitmeyin. Biraz acı çekmesine ve sizi merak etmesine fırsat tanıyın.
* Sürekli arkadaşlarınızla dolaşmayın.
* Kadınların ilgi duydukları konular hakkında bilgi edinin.
* Romantik olun. Sürpriz yemekler, eğlenceler romantik olmanızı sağlayacak en kolay yöntemlerdir.
* Onu yabancı ortamlarda yalnız bırakmayın.
* Sık sık onu ne kadar çekici bulduğunuzu söyleyin ve gösterin.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı